Emilie Preyer, Meyveli Natürmort, 19 x 26,5 cm, 1880 Natürmort, konusu cansız varlıklar (ölü hayvanlar) veya nesneler (meyveler, çiçekler, vazolar, vb.) olan sanat eseri. Fransızca: Nature morte , “ölü doğa” anlamına gelen tanımlamadan Türkçeye geçmiştir. Bu terim sanat alanında 17. yüzyılın sonlarına doğru kullanılmaya başlanmıştır. Manzara ve portre resimlerinin dışında, çeşitli nesnelerin bir araya getirilerek bir kompozisyon oluşturmasıyla ortaya çıkan resim türüdür Natürmort, Avrupa Seferleri sırasında Osmanlı’ya geçmiştir. Modern sanatta büyük yer tutar. 1560'lardan sonra Hollanda resim atölyelerinde görülen tür stilleven adını alır. Bu sözcük Fransa'da nature morte-ölmüş doğa-, İngilizce'de still-life, Almanca'da stilleben, İtalyanca'da natura morta olarak nitelendirilir. Bu tür, akademi yanlısı ve barok üslup karşıtı çevrelerde yaygınlık kazanır. Natürmortta; canlı varlıklar dışında kalan nesnelerle, çevremizdeki hareketsiz doğa öğeleri,...
Fütürizm , İtalya’da başlayan bir resim, heykel ve edebiyat akımıdır. 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan bu akım geçmişe, şimdiki zamana, geleceğe ait duyumları aynı anda anlatmaya çalışır. İtalyan şair ve tiyatro yazarı Filippo Tommaso Marinetti 1909’da ‘Le Figaro’ gazetesinde fütürizmin esaslarını belirten bir yazı yayınladı. Böylece fütürizm akımı başlamış oldu. Marinetti ve arkadaşları, devrin gereklerine uyarak tehlikeyi, canlılığı seven, makine devrinin mucizelerine ayak uydurabilen sanatçıların bu esaslara göre eserler vermelerini istiyorlardı. Fütürizm , savaşı, tehlikeyi, makine çağını, faşizm teorisini benimseyen bir sanat okulu olarak İtalya’da gelişti. Radikal bir dönüşümü ifade eden akım, geçmişin köhneleşmiş birikimine karşı yeni bir toplumsal dinamizmin heyecanını üstleniyordu. Evrenin dinamizmine işaret eden ve kendi içinde anarşist ögeler de barındıran akım, gücü yüceltmesi nedeniyle bir anlamda otorite ve egemenlik ideolojilerinin yandaşı olarak algılan...
Antik Yunan Sanatı ve Resmin Gelişimi Eski Yunan Resmi Girit ve Miken uygarlıklarında başlangıçlarını gördüğümüz Antik Yunan uygarlığının M.Ö. 12.-9. yüzyıllar arasındaki dönemi karanlık çağ olarak adlandırılmakta, asıl Yunan kültür çağları M.Ö. 8. yüzyıldan itibaren başlamaktadır. Geometrik üslup çağı M.Ö. 9. yüzyıl boyunca soyut geometrik motifler, zikzaklar, svastikalarla (gamalı haçlarla) süslenmiş Yunan vazolarına M.Ö. 8. yüzyılda stilize edilmiş insan figürünün girdiği görülür. Ancak insan figürü Yunan çevresinde M.Ö. 12. yüzyıldan önceki betimlemeden farklı olarak ele alınmış ve vazo resimlerinde de ona farklı bir rol verilmiştir. Ölü gömme törenleri ve dinsel sorunlarla ilgili olan M.Ö. 8. yüzyıl vazo resimlerinde insan figürü, başın bir yuvarlak, gövdenin bir ücgenle gösterildiği şematik üslup özellikleri taşır. M.Ö. 8. yüzyıl, aynı zamanda bir mitoslar, efsaneler çağı olduğu için vazo resimlerinde yalnız ölü gömme törenleri değil, mitoloji kahramanlarının serüve...
Yorumlar